Ekol Olmak
Çok zaman düşünür dururum,Karşıyaka basketbol da bir ekolmüdür değilmidir diye ,cevabı hem evet hemde hayır olabilir bu sorunun.Geçmişine baktığınızda hiç küme düşmeden basketbol 1. Liginde mücadelesini sürdürüp,ülkemizin bitmek bilmeyen siyasi ve ekonomik krizleriylede baş edebilmiş,günümüzde dahi önemi yeni kavranmış olan altyapının gerekliliğini on yıllar öncesinden görerek yatırım yapmış ,emeğinin karşılığını fazlasıyla almış bir kulüptür.Dünyada örneği az sayıda olan, alt yapıdan çıkan oyuncularıyla basketbol 1. Liginde şampiyon olmuş ve haklı taktirleri toplamıştır.Diğer taraftan bu alt yapı hareketinin devamını tesisleşme ve kalıcı gelir konusunda hiçbir adım atmamış ve yakaladığı rüzgarı iyi kullanamamıştır .Daha sonra gerek artan bütçeler gerek zorlaşan rekabet ortamı kulübümüzü oldukça zorlamıştır.Kısıtlı bütçelerle hep en iyisini yapmaya çalıştı kulübümüz şüphesiz ki ,ama içinde olduğu günleri kurtarmaya çalışırken geleceği düşünmeyi unuttu.Bu bağlamda potansiyel yaratıp kazandığı başarılar ve türk basketboluna katkılarıyla ekol oldu ama öte yandan bunu devam ettiremiyerek fırsatları kaçırdı.
Her sene başında Amerika kolej liginden itinayla aranılıp bulunan yeni mezun basketbolcuları allanıp,pullanıp çıkarmamız artık Türkiye’de ,avrupa’da hatta NBA ‘de bilinir ve saygı duyulur bir gerçek oldu.Basketboldan biraz anlayan herkesin ‘’abi şu adamları bi elinizde tutabilseniz yemin ediyorum kral olursunuz’’ gibi lafları kim bilir kaç defa duydum bilemiyorum.Burada o listeyi saymanın gereği yok hepimiz gayet iyi biliyoruz.Biz o genç yetenekler buluruz yeter ki ilk sezon sonunda elimizden kaçmasın.Dileğim uzun kontratlarla artık her sezon kadro kurmaktan öte biz iddialı konuma geçmemiz.Yıllardır gelen genç Amerikalı oyuncularda bu sene resmen tavan yaptık dersem yanlış olmaz.Yaklaşık toplam bedeli 300 bin ytl’yi geçmeyen üç oyuncuyla bu sene de lige damga vurduk.Kupadan hemen önce takıma katılan Quinton hosley ve kısa bir süre önce bir dünya devi olan barça’ya kaptırdığımız gary neal ligde açık ara sayı krallığında ilk sıraları paylaşıyorlardı.
Bu durum öylesine ileri safhadaydı ki maç içinde maçı koparıp oyuncular birbirleriyle yarışmaya başladılar.Bu durum tribünde bizlere zevk verdiyse de aslında önü alınması gereken bir durumdu ve teknik kadro bu olaya önlemi aldı. Karşıyakanın tüm Türk basketbolcular için de önemli bir okul olduğu yadsınamaz.Ödemeler konusunda sorun yaşamıyacağı garanti edilirse bizde oynamayacak oyuncu yoktur.Bunu rahatlıkla iddia edebilirim.Gerek oyunu bilen ve her maçı eğlenceli hale getiren taraftarıyla gerekse yılların getirdiği basketbol birikimiyle her Türk oyuncu için en cazip seçeneklerden biri.Buraya gelen nice oyuncunun ya oyununu bir kademe ileri götürdüğü ya da düşüşteki oyuncuların yeniden parladığı bir basketbol kulübüdür Karşıyaka.Kariyerleri bitme noktasına gelmişken o kutsal formayı giyen ufuk sarıca eski günlerini aratmayan bir oyun oynamış yine bitme noktasına gelen Şemsettin baş ve Alpay öztaş burada oynayarak avrupa’ya transfer olmuşlardır. Öylesine kuvvetli bir sevgi ve bağlılık ruhu var ki hayatında kendi eyaletinden dışarı çıkmamış Amerikalı üniversite öğrencisi buradan kırk yıllık Karşıyakalı gibi ayrılır.Bu müthiş potansiyeli kullanmamak en hafif deyimle ihanettir.
Gelelim bu sezona normal sezonun sonuna yaklaştığımız şu günlerde ligde eğer bir takım yılın takımı seçilecekse bu kesinlikle biz oluruz.Devasa bütçelerin yanında son derece mütevazi bütçemizle neler yaptık şu ana kadar bir inceleyelim.Ligi neal öncesi ve sonrası diye ikiye ayırabiliriz.Neal ,Marshall,hosley varken son derece hızlı sete set hücuma çok az başvuran zaten sete set kaldığımızda bocalayan bir takım görüntüsü vardı.Burada kaptanımız asım’a bir kez daha teşekkür etmek gerekir.31 yaşının olgunluğuyla 2.13 boyuna rağmen bu inanılmaz tempoya ayak uydurduğu ve hiçbir şikayette bulunmadığı için gerçekten çok şanslıyız.Çalışma disiplini ve çok geliştirdiği oyun görüşüyle tam bir lider konumunda.Bu kadar uzun bir oyuncunun böylesine yüksek tempoda zorlanmaması mümkün değil .Asım bütün gücüyle oyuna katkı koydu ve koymaya devam ediyor.Yaptığı işin ne derece önemli olduğu az önce saydığım yaş ve boy kriterlerine bir de 35 dakikadan fazla süre alması da eklenince ortaya çıkar.Tabii kaptan’dan bu kadar bahsetmişken hızlı tempomuzu ayarlayan barış ermiş’e de değinmeden olmaz.Jenerasyonunun en iyi guardlarından biri olmasına rağmen yeterli şansı bulamayan barış burada tam anlamıyla kendini buldu.Geliştirdi demek yanlış olur.iki yada üç sezon önce efes pilsen’de aldığı süreleri euroleague’de dahi çok iyi değerlendirmesini bilmişti.Şimdi bir kez daha sorumluluk alma ve yeteneklerini gösterme şansı eline geldi ve bunu iyi kullanacağından şüphem yok.Az evvel de dediğim gibi bu hızlı tempoya ayak uyduran oyuncular sayesinde öylesine kusursuz işledi ki rakipleri şaşkına çevirdik.Büyük taraftarımızın da tam desteğiyle bu sezon evimizde on milyon dolarlara varan bütçeli takımlara diz çöktürdük.Bu hızlı oyunun işlemesinde neal ve Marshall gibi ribaunda bile çıkan keskin şutörlerin ya da hosley gibi top getiren oyun kuran ,sayı,ribaund,asist,blokve top çalma dahil her şeyi yapabilen süper bir atletin olması yadsınamaz.Yılların basketbol yorumcuları bile bu süper basketbol’a zevk veren oyuna kayıtsız kalamadılar.Tarafsızlığıyla ve takımlara eşit mesafede durmasıyla bilinen kaan kural’ın bile evimizde oynadığımız Beşiktaş maçında ki oyunumuzdan aldığı zevki ‘’kusursuz fırtına’’ yazısıyla köşesine taşıması bunun en önemli kanıtıdır.Gerçekten de basketbolu seven birinin o maçtan keyif almaması mümkün değildi.Süper bir performans gösteren avrupa’da namağlup bir beşiktaş’ı ilk yarı 62 sayı atarak ve farkı 20 sayı civarında tutarak maçı noktalamak gerçekten hoş bir anı olacak benim için.Taraftar olarak da unutulmaz şovumuzu tüm Türkiye’ye bir kez daha gösterirken Karşıyakalı olmakla bir kez daha inanılmaz gurur duydum.Ligin bizim açısından diğer yarısı gary neal’in barcelona’ya gidişinden sonra oyun sistemimizi biraz değiştirmemizdi.Yerine gelen geno carlisle onun yerini dolduramaz.Neal’in gidişiyle oyun sistemimizde savunmaya daha çok ağırlık veren ve rotasyonu biraz daha genişletmek zorunda kalan bir takım izledik.Bir bakıma iyi oldu diyebiliriz.Kenarda oturmasındansa sahada bulunmasını istediğim pastal,Erhan başta olmak üzere herkesin süresi biraz daha arttı.Hızlı tempoyu devam ettirmek için artık savunma yapmamız gerektiği gerçeğini bilerek oynayan bir takım izledik.Sistemi değiştirmemiz biraz sorun olduysa da üstümüzde yer alan dev! İstanbul takımlarını yenmeyi başardık.Savunmanın ne kadar önemli olduğunu üç periotta galatasaray’ı sadece 59 sayıda son periotta ise sadece bir saha içi isabetiyle 4 sayıda tutarak gösterdik.Fenerbahçe maçındaysa 3. Çeyrekte savunmadan aldığımız güçle yakaladığımız 15-0 (tanyeviç’e teşekkür etmeden olmaz solomon’u kenarda unuttuğu için)ve 22-4 biten çeyrek sonucu maçı kazanmamız bizlere savunma önemini bir kez daha gösterdi.Burada dikkat çekmek istediğim bir nokta vardı ki biz bu galibiyetleri alırken şans bizim yanımızdaydı .Gün gelir play-off serilerinde daha önemli maçta şans bizimle olmayabilir.Bu açıdan fark yakaladıktan sonra rehavete kapılıp maçtan kopmak bizim için çok büyük hüsrana yol açabilir.Galatasaray maçında 73-63 öndeyken geriye düşmek Fenerbahçe maçında 66-45 öne geçtikten sonra 78-75’e kadar gelen skor bizlere çok önemli dersler vermeli ya da biz dersleri almalıyız. Sonuçta play-off rakiplerimiz olan bu takımlar 12 oyuncununda sahada aktif olarak rol aldığı skoru her an değiştirebilecek çok sayıda oyuncunun bulunduğu takımlar.Şansın bizle olmadığı günü düşünerek hareket etmek ve önlem almak gerekir.Son haftalarda çok saçma bir şekilde kaybedilen maçlara üzülmemek elde değil kendi elimizle verdiğimiz Beykoz,Telekom,Selçuk maçlarını almış olsak ilk 4 içinde yer alacaktık.Bizim için son derece önemli olan saha avantajını yakalayabilirdik.Dileğim kalan 4 haftada tüm maçlarımızı kazanıp play-off’a en avantajlı şekilde girmemizdir.Karşıyaka hiçbir zaman hedefsiz değildir 8. Bile girsek ki istesek bile bunu şu anda başaramıyoruz hedefimiz kim çıkarsa çıksın elemek olmalıdır.Sıralamaya göre hareket etmemiz önemli değildir.zira bu takım için her zaman her yere koşacak ve deplasmanları dolduracak bir taraftar var.Yeter ki takımımız formaya yakışır mücadele etsin.
Ligin kalanı için bir tahmin yapmak gerçekten güç.Zira ligin son sırasındaki takımın üst sıralara oynayanı yenebildiği bir ligdeyiz umarım play-off’da istediğimiz gibi sonuçlar alır ve bu zorlu ligde başarılı olmanın bütçe değil yürek işi olduğunu bir kez daha kanıtlarız .
MERT UYAR
BU YAZI KUVA-İ KAFSİNKAF FANZİN 4. SAYISINDAN ALINMIŞTIR